prof dr rasim küçükusta iletişim
Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta korona virüsüne karşı yapılması gerekenleri anlattı tv100 ekranlarında yayınlanan Emre Buga ile Güne Bakış'a konuk olan Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta korona virüsüne karşı yapılması ve bilinmesi gerekenleri detaylarıyla anlattı.
İstanbulTabip Odası Onur Kurulu’ nun, şeker testleriyle ilgili açıklaması sebebiyle Prof. Dr. Canan Karatay’a geçici olarak meslekten men cezası verilmesine karar vermesini, mevzuun tekrar konuşulmasına ve tartışılmasına vesile olacağı için memnuniyetle karşıladım (1).
5 dk okuma süresi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Omicron varyantı ile ilgili görüşlerini aktardı. Küçükusta, varyantın pandeminin sonunu getirebileceğini düşündüğünü ifade etti. Koronavirüsün varyantlarından biri olan Omicron, tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. İlk olarak
29 Ekim 2010 İngiliz ilaç devi GSK bilerek bozuk ilaç satmış. 27 Ekim 2010 Kolestrol manyağı olduk. 26 Ekim 2010 Tanrım sen dev ilaç firmalarını koru. 21 Ekim 2010 İlaç firmaları sorunlu doktorları uzmanmış gibi kullanıyor. 20 Ekim 2010 Başı boş bırakılan kızlar artık davulcuya ve zurnacıya gitmiyor.
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta açlık glukagon değerinin günde iki defa yiyenlerde azaldığını, günde altı defa yiyenlerde ise arttığı görüldüğünü söyledi.
Rencontre Avec Joe Black Streaming Vf Gratuit. Tahmini yanıtlama süresi İletişim Bilgileri Adres Soru sor Bu doktor/uzman henüz soru kabul etme seçeneğini etkinleştirmemiş. Dilerseniz bu profili daha sonra tekrar ziyaret ederek sorular etkinleştirilmiş mi kontrol edebilirsiniz. Adresler Hizmetler Görüşler Özgeçmiş Adres Özgeçmiş Hizmetler Henüz bir hizmet eklenmedi Bu hekim/uzman, henüz verdiği hizmetlere dair bir bilgi girişi yapmadı. Görüşler yakında geliyor İlk yorumu yazın Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta adlı sağlık profesyonelini ziyaret ettiniz mi? Ne düşündüğünüzü paylaşarak, diğer insanlara yardımcı olabilirsiniz. Görüş ekle Özgeçmiş Şikayetinizi nedeniyle belirttikten sonra Başvur butonuna tıklayınız
0856 Son Güncelleme 0856 TAKİP ET Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlamış ve daha sonra göğüs hastalıkları konusunda uzmanlaşmıştır. 1996 yılında profesör unvanını alan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 2008 yılında emekli olduktan sonra çalıştığı üniversitedeki görevinden ayrılmıştır. İşte Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ile ilgili tüm detaylar… AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA KİMDİR? Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 1955'te Kayseri'de doğdu. 1973’te İstanbul Erkek Lisesi'ni ve 1979’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1984'te göğüs hastalıkları uzmanı, 1986'da doçent, 1996'da ise profesör oldu. 2008'de üniversiteden emekli olan Küçükusta, muayenehanesinde hekimliğe devam ediyor. Babası Turhan Nesimî Bey ve annesi Fevziye Hanım'dır. İlkokul bitirene kadar Kayseri'de Salih Avgun Paşa İlkokulu'nda okuduktan sonra İstanbul'a taşındıkları için beşinci sınıfı İstanbul Koca Ragıp Paşa İlkokulu'nda bitirdi. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hazırlık sınıfını Alman Lisesi'nde okudu. İstanbul Erkek Lisesini 1973 yılında tamamladı. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Ahmet Rasim Küçükusta, 1981 yılında Feryal Hanım ile evlendi; oğlu Umut 1982, kızı Bestegül 1991 doğumludur. Ahmet Rasim Küçükusta, iyi derecede Almanca ve İngilizce bilmektedir. Ahmet Rasim Küçükusta, birçok kitap da yazmıştır. Yazdığı birçok yazı çeşitli gazete ve internet sitelerinde de yayımlanmıştır. AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA KİTAPLARI 2015 - Büyük Kolesterol Yalanları 2013 - Hasta Etmeyin Adamı! 2011 - Kansere Çözüm Var! çok yazarlı 2011 - Kalbime Koy Başını Doktor! 2011 - Bir İki Üç Tıp 2010 - Bu İşte Bir Domuzluk Var 2009 - Grip/Domuz Gribi Bilmeniz Gereken Her Şey 2009 - Adamın Biri Doktora Gitmiş… Gidiş O Gidiş! 2008 - Biri Bizi Hasta Ediyor 2006 - Modern Zaman Hastalıkları
Yazar Hakkında Ahmet Rasim Küçükusta 9 Ocak 1955’te Kayseri’de doğdu. Dişhekimi/şair Turhan Nesimî Bey ve Fevziye Hanım’ın oğludur. İstanbul Erkek Lisesi’ni 1973 ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni 1979 bitirdi. 1984’de göğüs hastalıkları uzmanı, 1986’da doçent, 1996’da profesör oldu. 1981’de Feryal Hanım ile evlendi; oğlu Umut 1982, kızı Bestegül 1991 doğumludur. 2008’de üniversiteden emekli oldu. Hâlen muayenehanesinde çalışıyor ve yazarlık yapıyor.
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın 1 Nisan 2012 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayımlanan “Bitkisel İlaçlar Öldürebilir” başlıklı yazısına cevaben, gönderdiğimiz yazı aşağıda bilgilerinize sunulmuştur; Sayın Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Sözcü Gazetesi 1 Nisan 2012 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayımlanan “Bitkisel İlaçlar Öldürebilir” başlıklı yazınızı, halk sağlığı açısından en büyük çekincemiz olduğu ve sürekli ilgili konuya dikkat çektiğimiz için ilk bakışta umut verici bulurken, yazının ortalarında biz eczacılara yönelik sarf ettiğiniz “Sağlık Bakanlığı’nın bitkisel ilaçların sadece eczanelerde satılması kararı çok doğru da, eczacılar bu konuda yeterli bilgiye sahip değiller ki!” şeklindeki açıklamanızı ve bitkisel ilaçlar konusundaki değerlendirmelerinizi görünce adeta büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Görüşlerinize katılmadığım hususları aşağıda şu şekilde özetledim; Bitkisel ilaç kavramı 1983 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamaları içinde yer almaktadır. Bu ise bitkisel ürünlerin belli kurallar içinde tedavide kullanılabileceği anlamına gelmektedir. Halk arasında bitkisel ürünlerin doğal olması sebebiyle sanki hiçbir zararı yokmuş gibi yanlış bir inancın hakim olduğu tüm sağlık birimleri tarafından bilinmektedir. Ancak aktivitesi olan her maddenin toksik etkisinin de olduğu kabul edilmelidir. Tıp doktorları eğitimleri sırasında bitkisel ilaçlar ve bitkisel ilaçlarla tedavi konusunda eğitim almamakla birlikte, bu tür bilgilere meslek hayatı süresince ya kitaplar aracılığıyla ya kurs gibi programlara katılarak ya da interneti takip ederek sahip olmaktadırlar. Eczacıların lisans eğitimi ise YÖK tarafından kabul edilmiş standart bir eğitim sistemidir ve her Üniversitede benzer biçimde yürütülmektedir. Verilen eğitimde alternatif tıp ile ilgili bilgiler yer almamaktadır. Güvenli ve akılcı ilaç kullanımı, farmasötik bakım konusunda tedavide ve koruyucu hekimlikte ciddi bir donanıma sahip eczacı, mezun olduğu zaman tıbbi bitkiler hakkında da çok ciddi bilgi ve deneyim sahibidir. 5 yıllık lisans eğitimlerinde verilen Farmasötik Botanik, Farmakognozi ve Fitoterapi derslerinde tıbbi bitkiler ve içerikleri detaylı olarak incelenmekte ve dersler teorik ve deneysel olarak verilmektedir. Ayrıca ilaç özellikli doğal maddeler diğer mesleki derslerin içinde de yer almaktadır. Ayrıca tıbbi bitkilerden ilaç olarak yararlanılacak ise özel hazırlanma şekilleri olduğunu da bilmektedir. Tıbbi bitkilerin farmakolojik aktiviteleri birçok bilim adamı tarafından araştırılmıştır. Gelişmiş bilimin ve teknolojinin olanaklarıyla yapılan bu çalışmalar in vitro, in vivo ve klinik çalışmaları kapsamakta ve veriler bilimsel dergilerde yayınlanmaktadır. Bu nedenle tıbbi bitkileri “ot çöp” demek ve ’etkilerinin bilimsel çalışmalara değil sadece gözleme dayanmakta’’ şeklinde değerlendirmek büyük haksızlıktır. Kaldı ki, bugün kullandığımız aspirinden kortizona kadar birçok ilaç bitkilerde yapılan bilimsel çalışmalar ile bulunmuştur. Öte yandan, bitkisel ilaçların ilaç olarak kullanılabilmesi konusunda otoritelerce hazırlanmış Farmakopeler ve monograf kitapları bulunmaktadır. Türkçe ve yabancı dilde hazırlanmış bu kitaplarda tıbbi bitkiler bilimsel adı, morfolojik ve mikroskobik özellikleri, kimyasal yapıları, aktif bileşikleri, etkili maddelerin farmakolojik aktiviteleri, bitki ve etken maddelerinin kullanılışı ve varsa preparatları literatür bilgileri ile yer almaktadır. Eczacılar ilaç olarak tıbbi bitkiler hakkında el kitabı sayılacak bu kaynakları halk sağlığı yönünden değerlendirecek altyapıya sahiptir. Eczacıların bu alanda bilgisiz olarak değerlendirmenizin gerçek dışı ve amacı aşan bir ifade olduğunu düşünmekteyim. Yine de eczacıların lisansüstü ve meslek içi eğitimlerle tıbbi bitkilerin sağlıkta kullanılması konusunda mevcut bilgilerini güncellemek için programlar yürütmektedir. Türk Eczacıları Birliği olarak, tıbbi bitkilerin eczacılar tarafından ve sadece eczanelerde satılması konusunda Sağlık ve Tarım Bakanlığı’na baskı yapmakta; aktar ya da internetten satışların engellenmesine çalışmaktayız. Bizler, bitkisel kökenli ilaçların kullanılmamasını önermenin doğru olmayacağını düşünmekle birlikte; tıbbi bitkilerin ilaç standardına uygun olarak hazırlanmasını ve uzmanlarca önerilecek şekilde kullanılmasını önermekteyiz. Uzmanlık alanları bitki olan biz eczacıların, halk gözündeki güvenilirliğini zedeleyebilecek yazınızın bir kez daha tekrarlanmayacağını temenni ederek, verdiğimiz bu bilgilerin bundan sonra kaleme alacağınız yazılarınızda size ışık tutacağını ümit ediyorum. Saygılarımla, Uzm. Ecz. Harun KIZILAY TEB Genel Sekreteri
Kitap Özeti Hayatımız, doktorlar, ilaçlar, hastaneler, röntgenler, tahliller, ameliyatlarla doldu. Tıpla adeta samimi ilerlettikçe, bilgili, vakur, idealist sandığımız tıbbın zamana ayak uydurduğunu, ticarileştiğini gördük. Gereksiz ameliyatlar yapan, ezbere eğitimle öğrencilerin hevesini de bilgisini de söndüren, insanları ömür boyu ilaca bağlayan, ilaç yazma performanslarına göre Dubai tatili kazanan doktorlarla tanıştıkça yıkıldık! Ve de sarsıldı ama ilişkimiz devam ediyor. Bebeğimiz hastalanınca, dedemizin tansiyonu yükselince kime gideceğiz? Gene onlara…Senelerce Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde hocalık yapmış, tatlı dilli, yumuşak kalpli hekim Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta bu kitabında yakinen tanıdığı modern tıbbın kötü “alışkanlıklarını” bir bir yüzüne vuruyor. Tek gayesi var; bir gün düzelir, daha iyi olur, eskisi gibi ahlaklı olur diye umut ediyor. Modern tıbbı “kötü yoldan” döndürmeye çalışıyor. “Bu gittiğin yol, yol değil” Biri Doktora Gitmiş… Gidiş O Gidiş! modern tıbbın ve ilaç firmalarının emrine girmiş doktorların sinsi tuzaklarına düşmek istemeyenler için eğlenceli bir rehber. Kitabın 3 ana bölümünün isimleri ise şöyle1. Bir, İki, Üç! Tıp2. Bu Bölüm İlaç Sapıklarına İthaf Edilmiştir3. Bitkisel TuzaklarKitabın önsözünden bir bölümBu kitap modern tıbbın bir amacım bağcı dövmek değil, üzüm senelik modern tıp okudum, hâlâ da okuyorum, modern tıbbı öğrettim. Birkaç bin doktorun hocası teşhislerini de modern tıp bilgilerinden, teknolojisinden ve imkânlarından faydalanarak milyonlarca insan modern tıbbın aşıları, antibiyotikleri, ensülini, heparini, kortizonu, aspirin sayesinde, milyonlarcası zamanında, doğru teknikle yapılan modern cerrahi girişimler sayesinde hastalık modern tıp sayesinde ortadan modern tıp sayesinde rahat nefes alıyorlar, acı nakilleri, yapay organlar, kök hücre tedavileri ile yaratılan mucizeler hep modern tıbbın sözün kısası, insanların modern tıp sayesinde rahat, sağlıklı ve uzun bir ömür sürdüklerini kimsenin görmezden gelmesi ve inkârı elbette mümkün de madalyonun diğer yüzü tıbbın mutlaka düzeltilmesi gereken yanlışları, olumsuzlukları ve hatta günahları var. Hem de pek şeyden önce modern tıp ilaç endüstrisinin esiri olmuş tüm kongreler, sempozyumlar, seminerler onların mali katkıları ile araştırmalar onların sponsorluğunda dergileri onların verdikleri reklâmlar sayesinde yayınlanabiliyor. Tıp dernekleri onların yardımları, destekleri sayesinde sonrası eğitim bile onların denetimi endüstrisi sponsorluk, promosyon, reklâm konusunda -kendi çok sevdikleri deyimle söyleyelim- hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor’.Modern tıbbın ilaç endüstrisi karşısında gazozuna ilaç konmuş kızlardan hiçbir farkı endüstrisi için daha fazla kâr etmek adına her şey kendi pahalı medikal aletlerinden aldıran doktorlara ödül olarak yabancı gelin’ de olarak doktorlar umreye de ilaç firması arasında basit bir tükenmez kalem, küçük bir bloknot veya bir kahve kupası ile başlayan seviyeli ilişkinin’ geldiği küresel seviye araştırmalar manipüle ilacın başka hastalıklar için etkili olmadığı sonucuna varan çalışmaların yayınlanmasının geciktirilmesi veya durdurulması, negatif sonuçların pozitif algılanmasını sağlamak için çalışmaların dizaynı ve verilerle oynanması, sonuçları nötralize etmek için negatif bulguların pozitif sonuçlarla harmanlanması bu oyunların neticeye…Başta da dediğim gibi, amacım kesinlikle bağcı dövmek değil, üzüm günahlarından, eksiklerinden kurtulmuş iftihar edeceğimiz modern tıbba kavuşacağımıza inancım sonsuz.Adamın biri doktora gitmiş… iyi ki gitmiş’ diyeceğimiz günlerin uzakta olmadığına yürekten inanıyorum. Bu kitabı 2604 kişi görüntüledi.
prof dr rasim küçükusta iletişim